0850 420 96 00
Pzt-Cum 09.00 - 19:30
Cmt 10.00 - 14.00

BASIN & MEDYA

Sizden Gelenler - Sn. Cüneyt GÖRENCAN

MSC CRUISES TURLARINDAN BİR TATLI KESİM

Eski bir bahriyeli olarak bendeniz  MSC Cruıses ile  nasıl tanıştığımı ve nasıl bir  bağlılığın kurulduğunu anlatacak  bir sunumda bulunmanın yararına inanarak hikayemize başlıyorum.

İkamet adresimiz  İstanbul  Kalamış olunca Marmara Denizinin derinliklerinden gelip,  önümüzden salına salına geçen kuğu güzelliğindeki gemilerimizi göre göre insanın senelerce çalıştığı resmi gemilerden sonra sivil ortamda da birşeyler yapmak gerektiğini aklımıza getirdi. Biz de bunlardan ticaret-i bahriye de fiilen çalışmak yerine, eşimin de üstün katkılarıyla gemilerle turistik gezilerden yararlanmanın daha yararlı olacağını düşünerek planlamalara başladık.

2003 yılında ilk olarak milli turistik gemilerimizden biriyle Yunanistan- Girit-Mısır-Kıbrıs parkurlu turumuzu tercih ettik. Kısa süreli ve ilk olduğu için nasıl geçtiğini pek anlayamadık. Daha sonra 2009 yılında  bir nehir gezisi planlayarak Rusya’da Volga nehrinde Beyaz Geceleri yaşadık. Hoştu, ancak deniz tadında değildi tabii ki.

Esas maceramız; 2010 yılında istanbul ‘ dan hareketle yine burada biten bir gezinin eşim tarafından keşfedilmesiyle başladı. Daha 1 yaşında bile olmayan, taze boya kokan MSC Magnıfıca ile Adriyatik gezisine başladığımızda Dubrovnik –Venedik-Bari/Albarabello-Katakolon-İzmir limanlarının harika bir organizasyonla nasıl sonlandığını fark edemedik. İşte bu tatlı virüs bize öyle güzel bir şekilde sunulmuştu ki unutulmasına ve beynimizden silinmesine imkan yoktu.

Tabii biz bunu öyle güzel bir şekilde dostlarımızla paylaştık ki bundan sonraki turlarımızın hep beraber nasıl planlanıp, başlayıp, bittiğine aklımız pek eremedi. Sırasıyla 2011 yılında MSC Fantasıa ile Batı Akdeniz’de, 2012 yılında MSC Orchestra ile İbiza-Tunus’lu Batı Akdeniz’de ve MSC Dıvına ile Akdeniz-Kanarya Adalarında, 2013 yılında  MSC Musıca ile Baltık Başkentlerinde ve MSC Sınfonıa ile Balear Adalarında , 2014 yılında MSC Armonıa ile Ege –Adriyatik’ de ,  MSC Poesia ile Kopenhag başlangıçlı Cebelitarık geçişli Büyük Avrupa turunda, MSC Sınfonıa ile Ege-Akdeniz’de , 2015 yılında MSC Splendida ile İngiltere-İrlanda’lı Kuzey Avrupa’da ve son olarak da 2016 yılında MSC Dıvına ile ABD Miami başlangıçlı  Karayip Adalarında yaşadıklarımız,    MSC Cruıses şirketinin gemideki ve karadaki personelinin  üstün koordineli çalışmalarıyla   bizleri adeta  evimizde olduğumuzu hissettirdi.

Yeni yapılan düzenlemelere göre gezilerimizin çokluğu nedeniyle Voyager Club sisteminden elde ettiğimiz Black Card sayesinde  özel günlerimizde bize sunulan  artı kazançlar da anılarımızın güzel hanelerine kaydedildi.

Bu unutulmaz  gezilerin planlanması ve uygulanması her ne kadar belirli bir mali portreye dayanmış olsa da tur öncesi erken rezervasyonlarla yapılan anlaşmaların bizlere kolaylık sağladığı düşünüldüğünde bütçemize zorlayıcı bir etken olarak rahatsızlık vermedi.

Geçenlerde MSC Cruıses /Türkiye ‘deki ziyaretimizde şirket yetkilileriyle yapmış olduğumuz görüşmelerde ;   MSC Cruıses filosunda seyire çıkamadığımız MSC Preziosa ve MSC Lırıca ‘nın kaldığını beyan ederken  halen inşaa aşamasındaki daha modern ve yüksek kapasiteli MSC Seasıde ve  MSC Meraviglia ‘nın 2017 yılında seyire çıkacağını müjdelemeleri bizleri daha çok heyecanlandırdı ve de yeni planlamalara sürükledi şimdiden.

Sizlere bu gezilerimizdeki memnuniyetimizi beyan ederken esas fikrimizin  MSC Cruıses çalışanlarının bizlere gösterdiği yakın alaka ve  katkıların çok olduğunu beyan etmek isteğimizdir. Bu konudaki değerlendirmemiz ise bizlerin bunlardan duyduğu kadirşinaslığı dile getirmekten başka bir düşüncemizin olmamasıdır. Aklımızdayken söylemekte yarar var, 2016 yılı içinde MSC Musica ile Norveç Fiyordlarında ve 2017 yılında da MSC Fantasıa ile  Basra Körfezi gezilerimizde  de yerlerimizin  şimdiden ayırtıldığını bildirmekten de gurur duymaktayız.

Şu andaki düşüncemiz en kısa zamanda eskiden olduğu gibi Türkiye limanlarında görmeye alıştığımız MSC Cruıses şirketi gemilerinin tekrar planlamalara dahil edilmesi ve yerli/yabancı turistlere hizmet vermesidir.

Biz Görencan ailesi ve dostları olarak her ne kadar yurtiçi ve yurtdışı kara turlarını da planlayarak zevkle icra edenler olmamıza rağmen deniz turlarının tadına doyum olmadığının da farkındayız.

Çok gezenin daha çok ufuklara sahip olacağı gerekçesiyle yazıma son verirken herşeyin  gönlünüze göre olmasını dilerim.                     

MSC Cruıses iyi bir ailedir, sizde katılın, farkı fark edeceksiniz.                

Ben Cüneyt Görencan ve eşim Sevinç Görencan olarak sizlere hayırlı seyirler ve geziler temenni ederiz.                                                                    

Arrivederci, ciao….

RESİM GALERİSİ